t24’de yayınlanan bir söyleşi de Alexander Herzen’in otobiyografisinin çevirmeni Nuri Yıldırım hoca Herzen’i anlatıyor. Aşağıdaki oradan alınma notlar (150 yıl önceki görüşler) sanki bugün için söylenmiş:
- Rusya’ya 19. yüzyılın başında önce Schiller ile giren Alman İdealizmi 1825’den itibaren etkisini Schelling ile devam ettirdi. Alman İdealizminin cazibesi, akıl çağının kıstığı his ve hayal gücü alevini yeniden körüklemesinden, bireysel yetenek ve dehayı, esinlenmenin ilahi kıvılcımını yüceltmesinden geliyordu
- Herzen son okumaları ışığında, 1843’de, “Bilimde Amatörlük” başlığı altında bir dizi deneme yazdı. Hegel’in “tarihsel akıl” tezini gayriinsani buldu, onun yerine “bağımsız aksiyon” ve “kişiliğin özerkliği” kavramalarını getirdi, bu iki değer birbiriyle bağlantılıydı, “Aksiyon kişiliğin ta kendisidir” görüşünü ifade ediyorlardı.
- Herzen’in baş felsefi çalışması “Doğayı İnceleme Üstüne Mektuplar” (1845) bilgi kuramı ile ilgili bir sorunsalı, gerçeği anlamanın iki ayrı yolu olarak ampirizmi (materyalizm) ve idealizmi (spekülatif felsefe) ele alır, tek başına iki yolun da başarısızlığa mahkûm olduğunu, sentezlerinin yapılması gerektiğini söyler.
- 1848 ve 1849 devrimlerinin tüm Avrupa ülkelerinde art arda yenilgiyle sonuçlanmaları Herzen’i Hegel felsefesini yeniden düşünmeye sevk etti. Tarihin yönünün ileri doğru olduğu, tarihsel sürecin “rasyonel” işlediği şeklindeki iyimser görüşü tümden reddetti. Köklü geleneklere sahip aristokrasinin yerini sosyalizme değil de, “tezgâhtarların, küçük burjuvaların bu, estetik açıdan tiksindirici, maddi dünyasına bırakmasını tarihsel aklın apaçık bir çelişkisi olarak gördü. Halkın devrimini çalan burjuvazinin köklü bir geçmişi olmadığını, parlak bir geleceğinin de olamayacağını söyledi. Ona göre, tarih başı ve sonu olmayan bir doğaçlamaydı, her kuşak kendi içinde ayrı bir sona sahipti, tarih akıl ile değil, tesadüflerle ve kör güçlerle yönlendiriliyordu. Dolayısıyla, bireyi topluma, ulusa, insanlığa, soyut bir ideale tabi kılmak insan katliamına, “Her şeye kadir güçlü”nün gönlünü hoş tutmak için kuzuyu kurban etmeye yol açacaktı.
- Herzen’in yeni görüşüne göre, tarihin rasyonel olmaması onun sebep sonuç yasalarına tabi olmadığı anlamına gelmez. Olanlar zorunluluk olduğu için öyle olmuştur, ancak zorunluluk, gereklilik ve rasyonalite ile karıştırılmamalıdır. Tersine, çoğu zaman zorunlu olan mantıksız, akılsız ve saçmadır. Teleolojik bir düzen, amaç araç dizgesi yoktur. Tarih nadiren kendini tekrar eder, her olasılığı, her rastlantıyı kullanır, aynı anda bin kapıyı çalar, hangisinin açılacağını kim bilebilir? Hiçbir şey önceden belirlenmiş değildir, dolayısıyla, tarihte her şey mümkündür. Kaçınılmaz tarisel ilerleme diye bir şey yoktur.
- Rusya’nın da Avrupa’nın geçtiği aynı tarihsel evrimden geçeceği tezine karşı çıktı. Evrim teorisinden “çoklu evrim seçimi” örnekleri vererek, miras kurumunun ve mülkiyet hakkının Rus halkına yabancı olduğunu savunarak, Rusya’nın kapitalizme geçmeksizin farklı bir yol izleyebileceğini öne sürdü. Slavofillerin idealize ettikleri köy komününe (obşçina) dayanan, merkezi otoritenin, özel mülkiyetin olmadığı, öz yönetimi, gönüllü birliği esas alan, toprakların çalışan sayısına göre bölündüğü, hayatın her alanında (adalet, yönetim, vb.) eşitlikçi, özerk bir sistem öneriyordu. Köy komününün kadim ilkesi, “Her insanın yeryüzünden ve onun nimetlerinden bir pay almaya hakkı vardır” şeklindeydi.
- Herzen’in Rus sosyalizmi her şeyden önce bir Rus tarihi felsefesiydi. Üç anlayışın, sosyalist görüşün, Çaadayev’in fikirlerinin ve 1840’ların “Batıcı”larının (özellikle Belinski ve Kavelin’in) anlayışlarının bir senteziydi. Rus sosyalizminin ‘motto’su, “Bireyi özgürleştirirken komünü koru!” idi, bu aslında Herzenin uzun zamandan beri ilgilendiği “yabancılaşmadan özgürleşme sorunu” ile aynı şeydi.
Victor Hugo, “Sizin hatıralarınız onurun, inancın, yüksek zekânın ve erdemin vakayinamesi niteliğinde! Siz iyi düşünmeyi ve iyi acı çekmeyi biliyorsunuz, bunlar insan ruhunun sahip olabileceği en yüksek iki armağandır,” dedi.
Herzen otobiyografi çevirmeni Nuri Yıldırım